CNNTurk.com Tatil Önerileri:KKTC

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tatilyapmak için pasaporta ihtiyacınız yok. Uçakla, Dış Hatlar Terminali’nden seyahat edebileceğiniz KKTC’ye giriş yapabilmeniz için T.C. kimliğinizi göstermeniz yeterli…

KKTC’li turizmciler, Türklerin, nüfus cüzdanıyla kolayca girebildikleri, Türkçe konuşulup, Türk Lirası kullanılan, free-shoplardan gümrüksüz alışveriş imkanı bulunan, doğası bozulmamış bir ülke olan KKTC’ye daha fazla Türk turist gelmesi için, çalışmalarını hızlandırdı.

Kıbrıs Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) ile merkezi İstanbul’da bulunan Turizm Gazeteci ve Yazarları Derneği (TUYED), KKTC’deki turizm potansiyelinin daha iyi tanıtılması amacıyla ortak bir çalışma başlattı.

KITSAB’ın davetlisi olarak KKTC’ye giden TUYED üyesi gazeteciler, Girne, Lefkoşa ve Magosa’daki konaklama tesisleriyle tarihi ve kültürel mekanlarda inceleme yaptılar.

KITSAB Başkanı Özbek Dedekorkut, Girne’de gazetecilere, KKTC’nin bir ada devleti olduğunu,
petrol, altın gibi ham maddelere sahip olmadığını, bu nedenle ekonomisinin yalnızca hizmet sektörüne dayandığını söyledi. Bu nedenle KKTC’de turizm sektörü ile özel üniversitelerin, ekonominin can damarı olduğunu bildiren Dedekorkut, turizm sektörünün daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

KKTC’deki mevcut 17 bin yatağın halen 12 bin 500′ünün faal olduğunu, yaklaşık 4 bin 500 yatak kapasitesine sahip otellerin ise, ekonomik daralmadan dolayı kapalı olduğunu ifade eden Dedekorkut, KKTC’deki 130 seyahat acentesinden 35-40′ının Avrupa ve Türkiye’den turist getirmek için çalıştığını kaydetti.

KITSAB’a göre KKTC’ye yılda 200 bin, devlet kurumlarına göre 350-400 bin turist geldiğini belirten Dedekorkut, şu bilgileri verdi:

“Turizm istatistikleri tam olarak tutulamıyor. KKTC’ye gelen her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı turist olarak kabul ediliyor. O yüzden rakamlar yükseliyor. Bizim hesaplarımıza göre KKTC’de tatil yapan 200 bin turistin 100 bini Türkiye’den, diğerleri de başta İngiltere olmak üzereAlmanyaİtalya ve Arap ülkelerinden geliyor. İngiltere‘nin eski bir kolonisi olmamızdan dolayı esas ağırlık İngiltere‘dendir. 12 bin 500 faal yatak ve 200 bin turist ile doluluk oranımız yaklaşık yüzde 25 civarındadır. Bu da çok düşük bir rakam. Bunun mutlaka artırılması gerekir.”

KKTC’deki turizm örgütleri olarak Türkiye’nin potansiyelinin büyüklüğünün farkında olduklarını söyleyen Dedekorkut, buna rağmen, Türkiye’nin yıllardır ihmal edildiğinden yakındı. Türk insanına yeterince ulaşılamadığını kaydeden Dedekorkut, şöyle devam etti:

“Türk turistleri yeterince bilgilendirememişiz. Türk insanı bize hala şunu soruyor: ‘Hangi dili konuşuyorsunuz, geldiğimde dil sıkıntısı olur mu, para biriminiz nedir? KKTC’ye nasıl gelebilirim?’. KKTC’ye nüfus cüzdanıyla gelindiğini, havalimanından dış hatlar terminalinden uçarak, gümrüksüz alışveriş yapma imkanı olduğunu, Türkiye’deki birçok insan bilmiyor. Bunun çok büyük eksiklik olduğuna inanıyorum. Türk insanına bunları duyurabilirsek hedefimiz olan Türkiye’den 450-500 bin turisti KKTC’ye getirebiliriz.”

Dedekorkut, İngiltere‘den gelen turist sayısının da en az iki katına çıkarılması gerektiğini, Avrupa pazarının mutlaka açılması gerektiğini söyledi.

Bu ülkelerden KKTC’ye gelen turist sayısının artırılmasının, ulaşım olanaklarının artırılmasıyla mümkün olabileceğinin altını çizen Özbek Dedekorkut, charter seferlerinin kolaylaştırılması, charter riskinin paylaşılması için çalıştıklarını kaydetti.

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) Başkanı Mehmet Dolmacı da KKTC’nin 1974 yılında 2 bin 900 yatakla turizme başladığını, 1980′lerin sonuna doğru çıkartılan Turizmi Teşvik Yasası ile yatak sayısının 8 binlere yükseldiğini, 2003 yılında ortaya çıkan Kıbrıs‘taki çözüm umutları ve Annan Planı ile yatak sayısının hızla artarak, 15 bin 500′e ulaştığını bildirdi.

KKTC’de halen toplam 11 bin yatak kapasiteli otellerin inşaatının sürdüğünü belirten Dolmacı, “Onaylanmış projelerin tamamı gerçekleştiğinde, KKTC’deki mevcut 15 bin 500 yatak kapasitesi, beş yıl içinde 55 bine ulaşacak” dedi.

KKTC’nin farklı bir ürün ve marka olduğunu vurgulayan Dolmacı, KKTC’deki tesislerin, ana karalarda, kitle turizmi yapan Türkiye, Mısır ve Yunanistan‘a göre daha pahalı olacağına dikkati çekti. KKTC’de turizm modelini seçerken daha pahalı satabilecekleri bir model oluşturacaklarını ifade eden Dolmacı, şöyle konuştu:

“KKTC’de her alanda kaliteyi yükselteceğiz. Kongre turizmini geliştireceğiz. Kültür turizmine önem vereceğiz. KKTC daha pahalı olacaksa daha pahalı bir ürünü sunmak zorunda. Daha pahalı ürün sunabilmek için, butik otel mantığı gibi butik bir ülke olabilmeliyiz. 

Butik ülke olabilmemiz için de turistin uçağı bindiği andan, alana indiği ana, bindiği taksi ve gittiği lokantaya, markete kadar her tesisi ve ürünü kalitelileştirmeliyiz. Bu hedefe ulaşabilecek ender destinasyonlardan biri olduğumuzu biliyoruz.

Güney Kıbrıs kitle turizmine yönelip, çok hızlı betonlaşarak bu şansı elinden kaçırdı. Bizim her şeye rağmen, bozulmamış doğamız, zengin tarihi eserlerimiz, çok iyi kültürümüz, sevecen, sıcak kanlı insan gücümüz var. Coğrafyamız, denizimiz, temiz doğamız ve Avrupa’nın kolay ulaşabileceği bir destinasyon olma imkanımızla butik ülke olma şansımızı koruyoruz. 

Bir tercih yapmak durumundayız ya Antalya gibi kitle turizmine yönelip, hiç kazanamayacağımız bir yarışa gireceğiz ya da butik ülke ve butik tesislerle pahalı bir destinasyon olacağız. Antalya ile kitle turizminde rekabet edebilmemiz mümkün değil. Biz mukayeseli avantajlarımızı öne çıkarabilirsek, bu yarışı kazanabiliriz.”

KKTC’deki onaylanmış projeler dışında, yeni tesisler yapılmasına izin verilmemesini öneren Mehmet Dolmacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü su ve elektrik gibi temel kaynaklarımız, insan gücü kaynağımız kıt. Bu üçü turizmdeki en önemli unsurlardır. Şu anda inşaatı devam eden 11 bin yatak vardır. Toplam projeler hayata geçerse 55 bin yatağımız olacaktır. Bana göre, KKTC’deki 50 bini geçmemeli. Planlanmış yatak kapasitesi KKTC’ye yeterlidir. Ekonominin gelişmesi için yeni projeler yapılmamalı. Teşvik edilmesi gereken ürünler, alternatif tesislerdir. Golf sahaları, eğlence merkezleri, lunaparklar ve hayvanat bahçesi gibi alternatif ürünler teşvik edilmeli. Ulaşım teşvik edilmeli.

Etiketler:
Kategori: TURİZM HABERLERİ

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.